смотреть порно онлайн

bursa escort bayan

Altıparmak Escort Eve Gelen Escort Gemlik Escort Görükle Escort İnegöl Escort Karacabey Escort Kumla Escort Masöz Escort Mudanya Escort Nilüfer Escort Osmangazi Escort Otele Gelen Escort Rus Escort Sınırsız Escort Travesti Escort Ukraynalı Bayan Escort Yıldırım Escort
altıparmak escort çarşamba escort eve gelen escort gemlik escort görükle escort gürsu escort heykel escort inegöl escort iznik escort karacabey escort kestel escort masöz escort mudanya escort mustafakemalpaşa escort nilüfer escort orhangazi escort osmangazi escort otele gelen escort rus escort sınırsız escort üniversiteli escort whatsapp escort yıldırım escort

görükle escort bursa eskort bayanlar bursa eskort bursa vip escort bursa elit escort escort bayan escort bursa alanya escort bayan antalya escort bayan bodrum escort

adalar escort adana escort anadolu yakası escort ankara escort antalya escort arnavutköy escort ataşehir escort avcılar escort avrupa yakası escort aydın escort bağcılar escort bahçelievler escort bakırköy escort balıkesir escort başakşehir escort bayrampaşa escort beşiktaş escort beylikdüzü escort beyoğlu escort bodrum escort bursa escort büyükçekmece escort çanakkale escort çatalca escort diyarbakır escort düzce escort edirne escort elazığ escort esenler escort esenyurt escort eyüp escort fatih escort gaziantep escort gaziosmanpaşa escort güngören escort istanbul escort izmir escort kadıköy escort kağıthane escort kartal escort kocaeli escort konya escort küçükçekmece escort kuşadası escort malatya escort maltepe escort marmaris escort mersin escort muğla escort pendik escort rus escort sakarya escort sancaktepe escort sarıyer escort şile escort silivri escort şişli escort sultanbeyli escort tuzla escort ümraniye escort üsküdar escort yalova escort
Bugun...


VELİ BEYSÜLEN

facebook-paylas
DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDEN KESİTLER! (19)
Tarih: 25-09-2022 09:02:00 Güncelleme: 25-09-2022 09:02:00


DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDEN KESİTLER! (19)
Daha önce 18 bölümü yayınlanan Türkiye'nin ilk emekli sendikası DİSK/EMEKLİ-SEN'in mücadele tarihindeki önemli eylem ve etkinliklerinin işlendiği yazı serimiz devam ediyor.
Yazı serisinin bir önceki bölümünün son paragrafında, çelişkilerle dolu AİHM kararını, dayandığı mesnetsiz iki temel nokta üzerinden bir sonraki bölümde detaylıca değerlendirmeye çalışacağımı belirtmiştim. Bir önceki bölümde belirttiğim gibi, AİHM'in bireysel mektuplara verdiği cevaplara kadar, ne sendikaya, ne de sendika avukatına herhangi bir bildirim yapmamış olduğu karar, dosyanın muhatabı sendika tarafından aylar sonra dolaylı olarak ve tesadüfen öğrenildi. Maalesef ilginçlik bununla da sınırlı değildi, dosyayı 2008 yılında kabul edilebilir bulup kesin kaydına alan, 2011 yılında hükümetin savunması ve sendikanın karşı görüşünü isteyen AİHM, 2006 yılında gönderilen emeklilerin TÜFE alacaklarıyla ilgili ilk dosyanın gönderilmesinin üzerinden 12, kapatmaya ilişkin dosyanın gönderilmesinin üzerinden ise 10 yıl geçtikten sonra, dosyayı Daire Görüşü'ne sunma gereği duymadan alt komitede iç hukuk yolları tüketilmediği gibi garip bir gerekçe ile önce usulden reddetmişti. Karar kesindi ve Mahkeme'nin Büyük Dairesi veya Bakanlar Komitesi nezdinde itiraz edilmesinin yolu kapalıydı. Asıl garip olan ise; ilk dosyaya ilişkin hiçbir değerlendirme yapmamış olan komite, ikinci dosyayı usulden reddedip itiraz yolunu kapattıktan sonra, esasa ilişkin değerlendirmelerde bulunmuştu.
 
Tüm bu çelişkilere dair detayları, hukuki olarak iki ana başlık altında toplamak mümkündür: 
 
1. Tamamen hükumetin savunmasına dayanan, “İç hukukta emeklilerin sendika kurmasına engel olunsa bile, dernek, vakıf veya benzeri örgütlenme haklarının ve bu örgütlenme yöntemi ile de amaçlarına ulaşabileceklerine dair” kabul.  
2. İç hukuk yollarının tüketilmediğine dair iddia ve kabul.
İlk başlıkta söz edilen dernek, vakıf ve benzeri örgütlenmelerin sendikal örgütlenmenin yerini alamayacağı ve aynı amaca hizmet etmediği gayet açıktır. Nitekim Sosyal Haklar Avrupa Komitesi, Polonya Devleti hakkında verdiği ve 30/09/2006 tarihli Kararlar Dergisi Cilt 17/1 Sayfa 378’de yayınlanan kararında, Avrupa Sosyal Şartı bağlamında çalışan teriminin anlamını açıklamaktadır. Komite, bu kavramın sadece halen faal olanları değil, aynı zamanda çalışmadan kaynaklanan hakları olanları da kapsadığını belirtmektedir.
Örgütlenme hakkına bağlı olarak emekli kişileri, ev çalışanlarını ve işsizleri, çalışmakta olanlardan ayrı bir hukuki düzene sokmak şart ile bağdaşmaz. Polonya Hükümeti'nin sunduğu raporda her grubun ayrı örgütlenme hakkı olduğu belirtilerek, Polonya İşsizler Derneği, İşsizlerin Haklarını Savunma Hareketi, İşsizler ve Kendi Hesabına Çalışan Kişilere Yardım Vakfı, Polonya Emekliler, Yardım Alanlar ve Özürlüler Derneği, İçişleri Bakanlığı Emekliler ve Yardım Alanlar Derneği örnek olarak sayılmaktadır. 
Rapora göre, emekli kişilere, ev çalışanlarına ve işsizlere bağımsız sendika kurma hakkı tanınmaması hiçbir haklı gerekçeye dayanmadığı gibi, sendikaların geleneksel olarak üstlendikleri işlevlere bakılırsa, yukarıda sayılan derneklerin bunları yerine getirmeleri mümkün değildir. 
"Bu kişiler menfaatlerini savunmak için dernek kurma hakkına sahip olmakla birlikte, Komite bu kişilerin sendika kurma hakkının sınırlandırılmış olmasında haklı gerekçe görmemektedir. Bu durum değişmediği takdirde Komite Şart’la bağdaşmadığını düşünmektedir. 
Sonuç;
Komite Polonya’daki durumun aşağıdaki sebeplerle Şart’ın 5.maddesine aykırı olduğuna karar vermiştir: 
• Kamu Hizmeti Kanunu kamu görevlilerinin sendikal faaliyetlerini yasaklamaktadır,   
• İç Güvenlik İdare Kanunu idare mensuplarına örgütlenme hakkı tanımamaktadır,
• Emekliler, ev çalışanları ve işsizler bağımsız sendika kuramamaktadır.” denmektedir.
 
Bu karar, sendika Avukatı tarafından başvuru dilekçesinin ekinde AİHM’e sunulmuştur. Bu kararda Komite, sendikanın hak öznesi kişiler adına taraf olan bir örgütlenme olduğunu, dolayısıyla dernek, vakıf gibi örgütlenmelerle aynı kategoride değerlendirilemeyeceğini gayet açık bir şekilde hüküm altına almıştır. Bu karara rağmen, AİHM’in farklı değerlendirmede bulunmasının ve Türkiye’deki emeklilerin, dernek, vakıf veya benzeri örgütlenme biçimlerinden birini kullanmaları önünde engel bulunmadığını gerekçe yapması, devletlere göre farklı hukuki düzenlemeler olabileceğini kabul eden kötü bir örnektir. 
İkinci başlıkta yer alan iç hukuk yollarının tüketilmediğine dair gerekçenin açıklanabilir bir yanı yoktur. Zira başvuru konusu olan kararda Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde TEMYİZ ve KARAR DÜZELTME başvuruları yapılmış ancak sonuç alınamamıştır. Her iki talebin reddiyle KARAR KESİNLEŞMİŞTİR. Kararın kesinleştiği tarihte henüz Türkiye’de Anayasa Mahkemesine başvuru hakkı tanınmamıştı. Dolayısıyla karara karşı başvurulacak olağan iç hukuk yolu kalmamıştı. Yapılacak başka herhangi bir başvuru kesinleşmeyi engellemeyeceği için AİHM’e başvurunun süresi içinde yapılmamasına yol açacaktı.
AİHM’in iç hukuk yollarının tüketilmediğine gerekçe gösterdiği kararlar, sendika lehine verilmiş olan; Kadıköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde, şubeye karşı açılan ve mahkemece reddedilmiş olan karar ile Ankara 25 Asliye Hukuk Mahkemesinde, sendika yöneticilerine karşı açılmış olup, mahkemece reddedilmiş olan davanın kararıdır. 
AİHM’in, kendisine delil olarak sunulmuş olan her iki davanın sendika lehinde olan kararlarına karşı sendikanın üst hukuk yollarına başvurmamış olmasını sorgulanmasının ve davanın reddine gerekçe yapmasının hukuken açıklaması yoktur. Zira dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir kurum veya kişi, mahkemenin kendisi lehinde verdiği kararı üst mahkemeye taşımadı diye sorgulanamaz ve talebinin reddine gerekçe yapılamaz. Hiçbir hukuk sisteminde bu yönde bir düzenlemeye rastlamak mümkün değildir. Daha açıkçası, kişinin veya kurumun kendi lehinde olan mahkeme kararına neden ve hangi gerekçe ile itiraz etmesi gerektiği anlaşılır bir durum değildir.
Halbuki bu davaları kaybeden taraf devlettir. AİHM’in davalar aleyhine sonuçlandığı halde, mahkeme kararlarına karşı yasal yollara başvurmayan devleti değil de kararlar lehinde olan sendikayı sorgulaması ve yasal yollara başvurulmamış olunmasını, farklı bir dosyada iç hukuk yolları tükenmemiş olarak yorumlamasını ve davanın reddine gerekçe yapmasını anlamak mümkün değildir. AİHM gerekçesinin açıklanabilir yanı olmadığı gibi hukuki karşılığı da bulunmamaktadır. 
AİHM kararında, HMUK 445/10   maddesinden bahsetmekte ise de bu yol kesinleşmiş mahkeme kararları için kullanılan olağanüstü başvuru yoludur. Ancak bu başvuru kesinleşmeyi engellemediğinden, süre işlemeye devam edecekti. Kesinleşmeyi engellemeyen bu yola başvurulması durumunda, kararın kesinleştiği tarihten itibaren 3 aylık süre içinde AİHM’e başvurulmamış ve süre kaçırılmış olacaktı. Bu nedenle daha sonra başvurulsa bile süresi içinde yapılamayan başvuruyu AİHM kabul etmeyecekti. Zira kararın kesinleşmesinin başlangıcı karar düzeltme talebinin reddinin taraflara bildirildiği tarihten itibaren başlamaktadır. Bir başka deyişle AİHM’e başvurunun, kararın sendika avukatına tebliğinden itibaren 3 ay içinde yapılması zorunluluğu vardı.      
Öte yandan, Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin AİHM’e taşınan kapatma kararında davalı doğrudan Tüm Emekliler Sendikası tüzel kişiliği iken, Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesinde lehte sonuçlanmış olan davanın muhatabı o zamanki Sendika Merkez Yürütme Kurulu üyesi kişiler olup, davalı sendika tüzel kişiliği değildir. Yine Kadıköy 1. Asliye Mahkemesinde açılan ve lehte sonuçlanmış olan dava şubenin kapatılması talebiyle açılmış olup, aynı şekilde muhatap sendika genel merkezi değildir. Muhatap farklılığının yanı sıra, temyiz edilmemiş olan bu kararlar ile kapatma kararının yargılama süreçleri uyumlu değildir. 
Sendikaya karşı açılan ve AİHM’e taşınan kapatma davasında tüm yasal yollar tüketilmişken, diğer iki davayı kaybeden taraf Türkiye Cumhuriyeti’nin yasal yollara başvurmamış olmasının, sendika aleyhine değerlendirilmesi kabul edilemez. Kaldı ki tarafların pozisyonları farklıdır.
Çelişkilerle dolu AİHM kararı ile sonuçlarını bir sonraki bölümde değerlendirmeye devam edeceğim. Bir sonraki bölümde buluşuncaya kadar, hoşça kalın, sağlıcakla kalın!


Bu yazı 2084 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

DİGİTAL GAZETEMİZİ BEĞENİYORMUSUNUZ?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI