Bugun...


BAŞ YAZAR TURAN TURAN

facebook-paylas
FARKINDA MISINIZ?
Tarih: 06-11-2019 13:00:00 Güncelleme: 06-11-2019 13:00:00


Türkiye Cumhuriyetinin temel niteliklerinden biri olan ve Anaysanın 2.maddesiyle, hüküm altına alınan, sosyal hukuk devleti olmanın gereği olarak, kamu sigorta sistemi ile buna bağlı kamu emeklilik sistemi günden güne işlevsiz hale getiriliyor. Elbette bu bilinçli bir politikadır. Zira amaç devleti bu alanlardan çekmek ve özel sağlık sistemi ile özel bireysel emeklilik sistemini ülkeye yerleştirmektir.
 
Bu amaçla, bir yandan, kamu emeklilik sisteminde alınmakta olan, maaşlar günden güne aşağı çekilerek, insanlar farklı gelir arayışına veya yaşlılığında kendisine gelir getirici alternatif arayışına itilirken, diğer yandan ise kamu emeklilik sistemini aktarılmayan kaynak, özel bireysel emekliliğe girişi teşvik için kullanılmaktadır. Üstelik gönüllüklülük esasına dayalı olması gereken, çalışanların sisteme girişleri başlangıçta zorunlu hale getirilmektedir. Yani kişinin tercih hakkı elinden alınmaktadır.
 
Bugün kaynak yok diyerek, yüzbinlerce Emeklilikte Yaşa Takılan (EYT) yurttaşı emekli etmeyenler, özel bireysel Emeklilik Sistemine (BES) giren her bireyin, sisteme yatıracağı her 100 TL. İçin 25 TL devlet katkısı bireysel emeklilik şirketinin kasasına aktarmaktadırlar. Yani Bireysel Emeklilik Sistemine girişi teşvik etmek üzere, başlatılan devlet katkısı uygulaması ile kişinin sisteme yatıracağı katkı payının %25'i kadar ek bir tutar, devlet hazinesinden, hesaba kişinin BES hesabına altarılmakradır. Buna göre; 2019 yılı içinde, sisteme toplam 30.700,80 TL.yatıran bir kişi için, devlet katkısı olarak, 7.675 TL.aktarılacaktır. Burada dikkat edilmesi gereken husus, katkı payı kişiye aktarılıyormuş gibi gösterilse de, bu kaynak gerçekte kişiye değil, emeklilik fonunu satan şirketin kasasına akrarılmaktadır. Bir başka değişle, Türkiye Cumhuriyetinin, sosyal devlet olmasından kaynaklı olarak kamu sigorta ve emeklilik sistemine aktarılması gereken kaynak, özel şirketilerin kasasına aktarılmaktadır. Halbuki yıllardır bu ülke de, kamu Sosyal Güvenlik kurumları, SSK, BAĞKUR ve  EMEKLİ SANDIĞI'na, kaynak aktarılmasından dolayı, Sosyal Güvenlik Sisteminin açık verdiği ve bunun bütçenin kara deliği olduğu, söylenmekte ve yazılmaktaydı.
 
Aslında bir kara delik falan yoktu. Zira Türkiye'nin Sosyal Güvenlik Sistemi, bireyin ücretinden tevkif usulüyle kesilip, sisteme aktarılan primin yanı sıra, halkın vergileriyle oluşan merkezi yönetim bütçesinden aktarılan katkıyla finanse edilen karma bir sistemdi. Dolayısıyla bütçeden sisteme aktarılan para, sistemin açığını kapatmak için aktarılmıyor, aksine yürürülükte olan mevzuata uygun olarak,  aktarılması gereken devlet payıydı. Ne yazık ki anayasasın da sosyal devlet olduğu yazılı olan, devletin sisteme katkısı, sistemin tasfiyesi için, bilinçli bir şekilde açık olarak lansedildi. Ve bugün aynı kaynak hatta daha fazlası, Bireysel Emeklilik Sistemini finanse etmek üzere, Bireysel Emeklilik Fonu satan şirketlerin kasasına aktarılmaktadır.
 
Bu sistemin amacı, bireyler ve kuşaklar arası dayanışmaya dayanan, kamu sosyal güvenlik sistemini taafiye etmek ve her bireyin, yatırdığı para kadar yararlanabileceği, ailenin diğer bireylerinin, dul eşin, evlenmemiş kız çocuğunun, yaşlı anne ve babanın yararlanamayacakları bir sistemdir. Zira sistemin adının, Özel Bireysel Emeklilik olmasıda bu özelliğinden gelmektedir.
 
Yapılması gereken yurttaşları sistemle ilgili bilgilendirmek ve sistemden çıkmalarını sağlamaktır. Ancak bu şekilde, kamu sosyal güvenlik ve emeklilik sistemlerine sahip çıkılabilir ve insanların emekliliğinin şirketlerin rant aracına dönüştürülmesi engellenebilir.


Bu yazı 4354 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

DİGİTAL GAZETEMİZİ BEĞENİYORMUSUNUZ?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI