bursa escort bayan

altıparmak escort çarşamba escort eve gelen escort gemlik escort görükle escort gürsu escort heykel escort inegöl escort iznik escort karacabey escort kestel escort masöz escort mudanya escort mustafakemalpaşa escort nilüfer escort orhangazi escort osmangazi escort otele gelen escort rus escort sınırsız escort üniversiteli escort whatsapp escort yıldırım escort porno film free sex escort istanbul escort bayan ümraniye escort kayışdağı escort taşdelen escort eskort izmit escort bayan

görükle escort bursa eskort bayanlar bursa eskort bursa vip escort bursa elit escort escort bayan escort bursa alanya escort bayan antalya escort bayan bodrum escort

Bugun...


Ahmet KOÇAK

facebook-paylas
GEZİ NOTLARI (Kırşehir/Çiçekdağ)
Tarih: 07-08-2022 12:43:00 Güncelleme: 07-08-2022 12:43:00


15.07.2022 Sabah saat dokuzda Çiçekdağ’a gitmek üzere Yerköy’den yola çıktım. İki kilometre şehir içinden devam ettim. Yerköy bitmeden bir tak üzerinde “Çiçekdağ’a Hoş geldiniz” yazısını görünce şaşırdım. Bir süre gittim; evler, işyerleri devam ediyordu yol boyunca. Sonra binalar seyrekleşti ve bitti. “Burası mıymış?” diye hayal kırıklığı yaşarken biraz daha ilerledim. Tepelerin arasında bir küme apartman görünce devam ettim. Herhalde orası olmalı. Yol ayrımından apartmanlara doğru devam ettim.
İrili ufaklı, kara tepelerin traktör ve biçerdöver devrilmeyecek her yerinin ekili olduğunu gördüm. Yeniden iş yerleri başladı. İki yüz yüz metre gittikten sonra Ziraat Bankası önünde şehir bitti. Her ilçede olan bu banka, Cumhuriyetin kuruluş yıllarını anımsatır sonraki nesillere. Atatürk ve devrimleri canlanır hafızalarda…
Arabamı park edip etrafa baktım. Önünde Atatürk heykeli olan hükümet konağını gördüm. Bankaya doğru gelen birine; “yakınlarda çay içebileceğim bir kahvehane var mı?” diye sordum. ”Kahvehanelerin hepsi şu gördüğün meydanın karşısındadır. Ben bankamatiğe uğrayıp geleceğim. Size çay söyleyeyim.” dedi ve bankaya doğru gitti.
Kaymakamlık binasının, küçük saat kulesine benzer yapının resmini çektim. Üzerinde uçmaya hazırlanan kartal olan anıtın altında yazılı olan, Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü’nün adları yazılı “TELGRAF” başlığı altındaki kitabede; Mecidiye(Çiçekdağ) belediye reisi Necip ve Müftü Hayrullah efendilere hitaben yazılmış telgraf vardı.
Adı büyük, kendi küçük; Kırşehir’e bağlı, Yerköy’e karışık; her Yozgatlının gönülden hemşerisi saydığı Çiçekdağ’ın kısa bir caddeden oluştuğuna şaşırdım. Etrafta eskiden kalma bir iki katlı kireç badanalı evler, cadde üzerine sıralanmış beş, altı katlı apartmanlar vardı.
“Çiçekdağ derler de var mı sana zararım/yar yitirdim de uğrun uğrun ararım/ anadan yosmam hey!…“ Türkünün bu yavaş bölümünü sakin, eğik halde kollarını aşağı sarkıtır halde bekleyen oyuncular asıl oyun havasını beklerler. Neşet Ertaş, iri divan sazının tellerine asılır, dümbelek eşliğinde oyun havasını çalar. Oyuncular doğrulur başlar, Çiçekdağ oyun havasını oynamaya ki, izlemeye doyum olmaz. Ayağı alışan, yerinde duramayanlar atar kendini ortaya… Dillerin ve düğünlerin vazgeçilmezi türkü bu kara topraklı yerden mi çıkmış?
Kamelya şeklinde etrafı banklarla çevrili yerde bir grup Çiçekdağ sakini oturuyordu. Yanlarına gidip, “günaydın” dedim. Zaten onlar da beni fark etmiş, ‘bu yabancı da neyin nesi’ diye merak içindelermiş. Hoş geliş ettiler. Çay söylediler sağ olsunlar. Çay geldi. O sırada kendimi tanıttım. Sarıkaya ilçesinden olduğumu, Çİçekdağ’a ilk kez görmek için geldiğimi söylerken baktım benden başka çay içen yoktu. Her zaman anlattığım bir anekdotu anlattım; “bizim oranın bir köyünü kaymakam ziyaret etmiş. Kahveye girmiş. Hemen kahveci kaymakama çay getirmiş. Kaymakam bakmış kendisinden başka çay içen yok. “Siz neden çay içmiyorsunuz. Lütfen siz de için” deyince köylünün biri: “Siz için afiyet olsun kaymakam bey. Biz her zaman içiyoruz” deyivermiş. Yoksa o köylünün dediği gibi siz de mi her zaman içiyorsunuz?” dedim. Pek severim yeri geldiğinde taşı gediğine koymayı. Anlattığım olaya güldüler. Biri: “Adam doğru demiş, hakikaten biz her zaman içiyoruz. Hatta az önce içtik kanaatin olsun ağar.” dedi.
Sıcakkanlı hoş sohbet insanlar. Bankaya giden arkadaş da geldi. Yabancılar içinde kalmış da yakın bir dostum gelmiş gibi hissettim o gelince. Taksiciymiş. “Çay söylediniz mi misafirimize?” deyip oturdu. Bir çay daha söylediler. Onu da içerken “açlığın varsa ilçemizin biricik lokantasından size yemek yedirelim.” dediler ısrarla. Tok olduğumu söyledim. Teşekkür ettim.
Ortalığa: “Çiçekdağ’ı, tarihini, yaşam koşullarını anlatır mısınız” diye soru attım. Yaşlı olan kara yağız adam(zaten hepsi öyle): “Çiçekdağ’ın tarihi iki yüz yıldan da öteye gider. Yerköy daha dün kuruldu. Bizim ilçemiz yüz yıllardır vardır. Burası gelişmedi aynı kaldı. Yerköy büyüdü. Çoğumuzun iş yeri Yerköy’dedir. Kıt ve verimsiz topraklarda ziraat, hayvancılık yaparız. Nüfus azdır. Herkes birbirini tanır. Birbirine akrabadırlar. Siz gelir gelmez yabancı olduğunuzu anladık. İlçemiz ve köylerinin yüzde sekseni Kürt kökenlidir.” dedi. “Çiçekdağ deyince akla Neşet Ertaş gelir.” dedim devam etsinler diye. Bilirim, ben gibi Neşet Usta’yı severler. Başka bir kara yağız adam:” Neşet, hemşerimiz ve medarı iftiharımızdır. Hepimiz babasını, kendisini hatta tüm sülalesini tanırız. Köyleri aha şu tepenin ardındadır. Köyünün adı Kırıksoku’dur ama o daha çok babasının sonradan evlendiği Yerköy’e bağlı Kırtıllar Köyü’nde büyümüş, yaşamıştır. O köy de buraya yakındır.” diye özet bilgi verdi.
Bir sakin, elinde kayısı dolu poşetle geldi. Her biri şeftali büyüklüğündeydi. Misafir şekeri tutar gibi kayısı tuttu. Tek alana “bir daha al al, yoksa tek kalırsın!” dedi. Benim önüme gelince, “hoş gelmişsin arkadaş. Sen misafirsin dört beş tane al ye. Afiyet olsun.” dedi. Dört tane aldım. Yanıma koydum. Çaydan sonra yedim. “Çekirdeği tatlıdır sakın atmayın bana verin. Ben kırar kırar yerim” dedi biri. Çekirdekleri topladı.
İnsanları inceledim; yaşama sevinci içinde, yılların komşuluğu ile dayanışma içinde, ilçelerinde mutlu bir şekilde yaşadıklarını düşündüm. Çiçekdağ onların evi; sabah çıkıp Yerköy’e, tarlaya, bahçeye gidip nasiplerini alıp evlerine dönüyormuş gibiydiler. Anadolu insanının sıcakkanlılığı, konukseverliği bu ilçede hala yaşıyordu. ahmet.kocak16@hotmail.com


Bu yazı 518 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

DİGİTAL GAZETEMİZİ BEĞENİYORMUSUNUZ?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI