Bugun...



MNP/MSP/RP/FP NİÇİN KAPATILDI?

Milli Nizam Partisi; “Laikliğe karşı çalışmalar yürüttüğü ve Atatürk Devrimciliğinin korunması prensiplerine aykırı” olduğu gerekçesiyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından açılan dava üzerine, Anayasa Mahkemesi tarafından 20 Mayıs 1971’de kapatıldı.

facebook-paylas
Tarih: 29-10-2020 10:02

MNP/MSP/RP/FP NİÇİN KAPATILDI?

BURSADA HABER 16

HABER /HALK TV

Milli Nizam Partisi;
“Laikliğe karşı çalışmalar yürüttüğü ve Atatürk Devrimciliğinin korunması prensiplerine aykırı” olduğu gerekçesiyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından açılan dava üzerine, Anayasa Mahkemesi tarafından 20 Mayıs 1971’de kapatıldı.

Milli Selamet Partisi;
12 Eylül 1980 Askeri Darbesinden sonra, diğer partiler gibi kapatıldı.

Refah Partisi;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından “Laik Cumhuriyet ilkesine aykırı eylemleri” nedeniyle açılan dava sonucu Anayasa Mahkemesi tarafından
16 Ocak 1998’de kapatıldı.

Fazilet Partisi;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından “Laik Cumhuriyet ilkesine aykırı eylemleri” nedeniyle Anayasa Mahkemesi tarafından 22 Haziran 2001 tarihinde kapatıldı.

Cumhuriyet döneminde üç Anayasa yapıldı. 1924-1961-1982 Anayasaları!
Bu üç Anayasa da, Laik Cumhuriyet ilkesinin korunmasını, bunun demokrasinin olmazsa olmaz şartı olduğunu ve Anayasanın bu emrine uymayan Siyasi Partilerin kapatılacağını açıkça yazar.

Bu dört partinin kapatmaları için dava açan dönemin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıları (A.Hikmet Gündüz-M.Kazım Akdoğan- Firuz Çilingiroğlu- Haluk Yardımcı- Vural Savaş- Sabih Kanadoğlu-Nuri Ok- Abdurrahman Yalçınkaya) yetkin birer hukukçu değiller miydi? Yoksa Parti kapatmaktan zevk mi alırlardı?

Daha önce Anayasa Mahkemesi Üyeliği görevinde bulunan ve bu dört partinin kapatılmasına karar verenler, Anayasaya sadık olmayan kişiler miydi?

Hepsi, kendilerine Anayasa ve Yasalar tarafından emredilen işleri yapan, Laik Cumhuriyeti ve Cumhuriyet Değerlerini koruyan kıymetli hukuk insanları idiler…

Peki, eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, yeni Yargıtay Başkanı Mehmet Akarca (Perinçek’in dostu ve Ethem Sancak’ın eniştesi) ve şimdiki Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı (İmam Hatip kökenli) Bekir Şahin ülkede yaşananları görmüyorlar mı?

Yoksa, o günlerde işlenen suçlar, bugün AKP tarafından işlenmiyor mu?
AKP, Anayasal emirleri uygulayan, Anayasa çerçevesinin dışına çıkmayan, Laiklik ilkesine ve hukuk devletine uyan bir parti mi?
Tabii ki değil! Kanıtı da 2008 yılında Anayasa Mahkemesi tarafından “Laiklik karşıtı eylemlerin odağı” olduğu için. 11 üyenin 10’u tarafından para cezasına mahkum edilmesidir…

Tarihe not düşmek adına, AKP’nin “Laiklik karşıtı eylemlerin odağı, kaynağı olduğunu” hedefinin, Cumhuriyeti yıkıp, İran tipi federe din devletine geçmek olduğunu delilleriyle aktaralım;

1)FETÖ, Yargıtay Genel Kurulu kararıyla, “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya yönelik darbe girişimi yapan silahlı bir terör örgütü olarak kabul edilmiştir.
Erdoğan bu suç örgütü için; “Biz aynı menzile farklı yollardan gidenleriz” diyerek üstelik 11 yıl ortaklık yaparak, “FETÖ’ya yardım ve yataklık” suçu işlemiştir.

2)FETÖ Davaları sırasında, HSYK üyeliği yapmış Yüksek Hakimlerin, dönemin Adalet Bakanlarının ve Müsteşarlarının emriyle, bir evde toplanıp Yargıtay üyelerinin tamamının, Danıştay üyelerinin 2/3’ünün FETÖ’culara teslim edildiği defalarca söylenmiş ve mahkeme zabıtlarına geçmiştir. Bu operasyonların, dönemin Başbakanı Erdoğan’ın talimatı olmadan yapılamayacağı, Erdoğan’dan dayak yiyen Bakanları görünce net olarak anlaşılmaktadır.

3)CB Erdoğan’ın Başdanışmanı Tanrıverdi denen Bademin konuşmaları, üç yıl üst üste ASSAM toplantılarındaki açıklamaları, “İslam Anayasası” hazırladıkları, yeni bir İslam Devleti kuracaklarını, bu devletin başkentinin İstanbul, dilinin Arapça olacağının AKP Genel Başkanından habersiz olamayacağı yalın gerçektir. Bu toplantıların AKP’li Belediyeler tarafından maddi olarak desteklenmesi, AKP’nin bu eylemlerin hazırlayıcı ve destekleyicisi olduğunu gösterir.

4)Diyanet İşleri Başkanının, laiklik karşıtı eylemleri, konuşmaları, ciddi ve inkar edilemez gerçeklerdir.

5)Son olarak, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Rektörünün “Risale-i Nur” toplantısı ve buna AKP’li milletvekili, bürokrat, belediye başkanlarının katılması,
Sandıklı Belediye Başkanının (AKP) Laiklik boykot edilmesi çağrısı,
Diyanet İşleri Başkanının Basın Müşaviri Burak Orhan’ın, Laiklik kaldırılmalıdır, beyanı…

Sayın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısından dileğimiz şudur;
“Anıtkabir’e ziyaretinizde, anı defterine yazdıklarınızı lütfen bir daha okuyun.
Ya yazdığınız gibi olun, ya da o olduğunuz gibi yazın…

29 Ekim 2020 günü, Cumhuriyetimizin ilanının 97’nci yılında tekrar haykırıyoruz;
Büyük Atatürk’ün emaneti olan “Laik Cumhuriyeti Yıktırmayacağız…”


Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı




Kaynak: BURSADA HABER 16

Editör: TURAN TURAN

Bu haber 5553 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SİYASET Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

DİGİTAL GAZETEMİZİ BEĞENİYORMUSUNUZ?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI